Ayağını yorganına göre uzat!

"Milyonlarca insan, kredi kartı borçlusu. Şükür ki henüz patlama noktasına gelmiş değil. Çark bir şekilde dönüyor. Ama, her şeyin bir sınır noktası var. Onun için dedelerimizin söylediği sözü akıldan çıkarmamak lazım: "Ayağını yorganına göre uzat!" Düyunu Umumiye, Allah'a şükür ki 100 yıl öncesinde kaldı, ama ibret olması için Yunanistan çok yeni bir örnek. Tabi ibret alınabilirse"

İşte Ahmet Taşgetiren'in bugünkü (21.02.2012) yorumu:

İyi akşamlar değerli dinleyiciler,


Komşumuz Yunanistan'da herkes için ibret olacak hadiseler yaşanıyor.


Yunanistan AB üyesi ve ekonomik krizde.


İflasın eşiğine gelmiş bir ülke.

AHMET TAŞGETİREN'İN YORUMUNU DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN...


Çökerse, AB'yi de derinden etkileyecek bir çöküş olacak.


Onun için, başta Almanya olmak üzere  AB'nin güçlü ülkeleri Yunanistan'ı kurtarmaya çalışıyor.


Yunanistan'dan sonra belki, başka ülkeler sıraya girecek kurtarılmak için.


130 milyar euro'luk bir kredi açılması söz konusu.


Ancak krediyi açacak olanlar “Al bunu dilediğin gibi harca” demiyorlar.


Zaten Yunanlılar, bir anlamda diledikleri gibi harcadıkları için bu hale gelmişler.


Çalışmamışlar, üretmemişler, üstelik geleceği tüketmişler.


AB üyesi ülke vatandaşları “Ne yani, Yunanlıları kurtarmak zorunda mıyız? Onlar da bu krize düşmeselerdi”  diye isyan ediyor.


Ama, bir AB üyesinin batması, vakum etkisi yapacak ve başkalarını arkasından sürükleyecek.


Öyleyse Yunanistan'ı kurtarmak lazım!


Kurtaracaklar ama, deyim yerindeyse eze eze, terbiye ede ede.


Bu iş maalesef böyle.


Hatırlayalım, biz de, 70 sente muhtaç olduğumuz, yakıt ithal edecek parayı bulamadığımız zamanlarda İMF ile bu psikolojik ortamda konuşuyorduk.


İMF kredi açacaktı, ancak, hem ülkenin tüm gelirlerinin nasıl sarfedileceğini planlayacak, hem de bu parayı nasıl harcadığımız konusunda kuruşu kurduşuna hesap soracaktı.


Şimdi Yunanistan da, bundan daha kötü durumda.


AB, 120 kişilik bir ekip oluşturacak.


Bunlar, Yunanistan hükümetinin bakanlıklarına grup grup yerleşecek, ondan sonra da her harcamayı kontrol altında tutacak.


Zaten hükümeti, AB'nin onayını alan bir kişi kurdu.


Kredi açanlar, Yunan hükümetine bir program sundu.


Tüm program, bizde “kemer sıkma” denen şeyi içeriyor. Kemer sıkma ki öyle böyle değil. Ülkenin önümüzdeki 20-30 yılını ipotek altına alıyor.


Başka çare yok.


Yunanistan tıkanmış durumda.


Bu gibi durumlarda, bizim tarihimizde, Dördüncü Murat'tan kalma bir söz var ki son derece çarpıcı: Diyor ki hükümdar:


-Leh kralına da yardım gönderile. Para almaya alışan buyruk almaya da alışır.


Tabii o zamanlar, Lehistan'a, yani şimdiki Polonya'ya yardım gönderebildiğimiz zamanlar.


Sonraları değişmişiz, öyle ki, Düyun-u Umumiye günlerine gelmişiz ki, şimdiki Yunanistan'a benziyor. Alacaklılar adına, Düyunu Umumiye idaresi tarafından devletin tüm gelirlerine el konulmuş.


Osmanlı'nın bu çözülüş döneminde, ne garip, hem gelir yok, hem lüks ve israf var. Saray erkanı, Beyoğlu bankerlerinden borç alıp, mücevhere yatırıyor.


Oradan da tükenişe varıyoruz.


Koca devlet çöküyor.


Yunanistan'ın durumundan ibret almak lazım, diyorum.


Geçenlerde, Sanayi Bakanı Çağlayan, rekor seviyelere çıkan cari açıkla ilgili bir açıklama yaptı.


Dünyada en çok cep telefonu değiştirilen ülkelerden birisi imişiz.


“Biz bu kadar zengin miyiz?!” diye soruyor Bakan.


Kapitalist ekonomi, aynı zamanda tüketim ekonomisi.


Tüketim olmalı ki üretim olsun, ekonomi büyüsün, işsizlik oluşmasın.


Ama, tüketim için de gelir lazım.


Bankalar kredi açıyor, çünkü bankaların para satması lazım. Ama bizde kullandığımız kredinin karşılığı olan gelir var mı?


İşte, bizde de derinden derine böyle bir sorun yaşanıyor. Milyonlarca insan, kredi kartı borçlusu. Şükür ki henüz patlama noktasına gelmiş değil. Çark bir şekilde dönüyor.


Ama, her şeyin bir sınır noktası var. Onun için dedelerimizin söylediği sözü akıldan çıkarmamak lazım:


-Ayağını yorganına göre uzat!


Düyunu Umumiye, Allah'a şükür ki 100 yıl öncesinde kaldı, ama ibret olması için Yunanistan çok yeni bir örnek.


Tabi ibret alınabilirse...


Yeniden iyi akşamlar diliyorum, sağlıcakla kalın efendim. Ahmet Taşgetiren - Burç FM

gununyorumu@burcfm.com.tr

Eklenme Tarihi: 21 şubat 2012, Salı - Saat: 22:17





Diğer Haberler